Periprostetik Enfeksiyonların Önlenmesi Protokolü

Periprostetik Enfeksiyonların Önlenmesi Protokolü

Ameliyat Öncesi Dönem

1. Adım: Hastanın Genel Sağlık Durumunun İyileştirilmesi Cerrahi sahada ya da uzak organlarda aktif enfeksiyonların tedavisi gerekir. Bunlar genitoüriner, oral, tırnak, diyabetik hastaların ekstremitelerindeki aktif ülserlerin enfeksiyonları olabilir. Enfeksiyon tarama amaçlı testler yapma konusunda fikir birliği yoktur. Malnütrisyon varlığı, aşırı obezite (BMI>40 kg/m2), dolaşım problemleri değerlendirilmelidir. -Total lenfosit <1,500 hücre/mm3, -Serum albumin <3.5 g/dL, -Serum transferrin levels <200 mg/dL Sigara içenler artroplastiden 4-6 hafta önce sigarayı bırakmalıdır. Intravenöz madde kullanımı ya da aşırı alkol tüketimi (>400 g/hafta) olan hastalar periprostetik enfeksiyon için yüksek risk grubundadır. Diyabetik hastalar, elektif cerrahi öncesi glukoz <200mg/l ve HbA1c < %7 olarak önerilmektedir. Anemi varlığında Hb düzeyleri düzeltilmelidir. Immünsüpresyon, enfeksiyon için bir risk faktörüdür. Bu nedenle hastalık modifiye edici ilaçların kullanımı (kortikosteroidler, metotreksat vb), ilaç yarı ömrünün 3-5 hafta kadar süre önce durdurulmalıdır. 2. Adım: Profilaktik Antibiyotiklerin Uygulanması Periprostetik enfeksiyonun önlenmesinde en önemli adımlardan biri antibiyotik profilaksisidir, en sık kullanılan ajanlar birinci ve ikinci kuşak sefalosporinlerdir. Hastane çalışanı olanlara, uzun süredir hastanede yatanlara ve MRSA taşıyıcısı olanlara, vankomisin ya da teikoplanin ile profilaksi yapılmalıdır. Sefalosporin alerjisi olanlarda da profilaksi vankomisin ya da teikoplanin ile yapılabilir. Sefazol insizyondan en az bir saat önce uygulanmalıdır, rutin uygulamada 2 g kullanılmakla beraber ve dozunda kilo ve böbrek fonksiyon testlerindeki aşırı anormallikler olması durumunda değiştirilebilir. Ameliyat süresi antibiyotiğin yarılanma ömründen uzun sürerse ya da >2000 ml kan kaybı olur ise doz tekrarlanmalıdır. Profilaktik antibiyotikler postoperatif 24 saatten uzun süre uygulanmamalıdır. 3. Adım: Cilt Hazırlığı Hastalar ameliyat öncesi gece duş almalıdır. Ameliyat öncesi cilt hazırlığında povidon iyodür ya da klorheksidin bazlı solüsyonlar kullanılabilir ancak alkol mutlaka içermelidir. Cildin kıllardan arındırılması, ameliyata mümkün olan en yakın sürede, ameliyat odası dışında ve tıraş bıçağı ile değil tıraş makinesi ile yapılmalıdır

Ameliyat İçi Dönem

4. Adım: Partiküllerden Arındırılmış Ameliyat Odası
Ameliyat odasındaki partikül sayısı cerrahi saha enfeksiyonu riski ile ilişkili olduğundan azaltılmalıdır.
Partikül sayısını azaltmayı amaçlayan laminar hava akımı ve cerrahi kask kıyafetinin periprostetik
enfeksiyon riskini azalttığına dair kesin kanıt yoktur.
Ameliyathanedeki insan sayısı ve trafik minimum düzeyde tutulmalıdır.
5. Adım: Cerrahi Teknik
Cerrahi saha enfeksiyonu ile ilişkili olan yara yeri akıntısı riskini azaltmak için yumuşak dokuya özen
gösterilmeli ve cilt kapama oldukça dikkatli yapılmalıdır.
Cerrahi süresi mümkün olduğu kadar kısa tutulmalıdır bunun için ameliyat öncesi iyi bir planlama
yapılmalıdır.
Cerrahi sahadaki patojenleri azaltmanın etkili bir yolu da irrigasyondur, düşük basınçlı yıkama
önerilmektedir.
Primer vakalarda yıkama sıvısına antibiyotik ilavesi gerekmemektedir.
500 ml sodyum klorür solüsyonu içerisine 17,5 ml %10 povidon iyodür eklenmesi ile oluşturulacak
yıkama sıvısı akut periprostetik enfeksiyon riskini azaltmaktadır.
6. Adım: Kan Kaybının Azaltılması
Allojenik kan transfüzyonunun immun sistem üzerinden periprostetik enfeksiyon riskini arttırdığı
bilinmektedir.
Kanamayı azaltmak için hipotansif anestezi tercih edilmelidir.
Traneksamik asitin intravenöz, topikal veya kombine şekilde uygulanmasının intraoperatif kanamayı,
dolayısıyla transfüzyon ihtiyacını azalttığı bilinmektedir.

Ameliyat Sonrası Dönem

7. Adım: Yara Bakımı
Yara iyileşmesi döneminde, yarayı çevre kontaminasyonundan korumak enfeksiyon riskini azaltmada
son derece önemlidir.
Cerrahi sonrası en iyi sütür ve pansuman materyallerinin ne olduğuna dair kesin kanıtlar yoktur
ancak cilt için monofilaman ve emilemeyen sütürler önerilmektedir.
Standart pansuman yerine de yapışkanlı antimikrobiyal yara örtüleri kullanılması önerilmektedir.
Uzamış yara yeri akıntısı periprostetik enfeksiyon riski ile doğrudan ilişkili olduğundan agresif
olarak tedavi edilmelidir.
Hematom oluşumu da artroplasti sonrası enfeksiyon riskini arttırmaktadır. Hematom oluşumunu
en aza indirmek için cerrahi sırasında hemostaza dikkat edilmeli ve etkin antikoagülan kullanımından
kaçınılmalıdır. Aspirin, kalça ve diz artroplastisinde venöz tromboembolizm profilaksisinde
standart riskli hastalarda kullanılabilecek güvenli ve ucuz bir antikoagülandır

Soru / Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir